2004 yılından ibaren Çocuk Vakfı akademi kurulu tarafından mercek altına alındığı anlaşılan 100 Temel Eser’in nitelik, hazırlanış ve sunuş açısından belirgin hatalar içerdiği raporla birlikte tespit ediliyor. 117 yayınevinin eserleri yayınlaması ve aynı eserleri yayınlarken oluşan farklar, kitap hacimlerindeki değişiklikler bu alandaki ilgisizliği ve denetimsizliği ortaya koyması açısından önemli ipuçları veriyor.
Raporda yer verilen genel bulgular:
Raporda, 2004’te orta, 2005’te ilköğretime yönelik açıklanan ve her yıl 8 milyon çocuğu ilgilendiren 100 Temel Eser uygulamasının amacına ulaşmadığı görüşüne yer verildi.
Çocuklar, 100 Temel Eser’i, -Bilgim yok !; veliler –Haberim yok ! ifadeleriyle değerlendirdi.
100 Temel Eser’in tamamını okuyan tek bir öğretmene rastlanmadı.
İlköğretim listesinde yerli kitapların 22’si klasik eser özelliği taşımıyor.
Orta öğretim listesinde 12, ilköğretim listesinde 14 hazırlanacak kitabın 71 çeşit baskısı var ve hiç biri birbirine benzemiyor.
Orta öğretim listesinde 27 klasik eser, ilköğretim listesindeki 29 çocuk klasiği çevirmen adı verilmeden açıklandığı için metinler birbirinden farklı. Özgün bağlamından uzaklaştırılmış ve tahrif edilmiş kitaplar İl Özel İdareleri, Millî Eğitim Müdürlükleri, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından okul kütüphanelerine satın alınıyor.
Türkiye’de 100 Temel Eser logosuyla 117 yayınevi kitap yayınladı. ( 2004-2009 )
Genel Değerlendirme
Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2004’te orta öğretim, 2005’te ilköğretim öğrencileri için açıkladığı iki 100 Temel Eser genelgeleri ile “ okuma alışkanlığı kazandırmak “ ve “ ortak duygu ve bilincin oluşması” amaçlarına yönelik olarak başlatılan uygulamanın bu sonucu ortaya çıkarması olanaksızdır.
Her iki genelge, çocukların kitapla etkileşimine katkı verecek boyuttan uzaktır. İki ayrı 100 kitaplık listelerde yer alan kitapların hangi ölçütlere göre seçildiği belli değildir.
Bakanlık, 100 Temel Eser listelerini hazırlarken Talim ve Terbiye Kurulu’nu hiç bir aşamada sürece dahil etmemiştir.
100 Temel Eser listelerinin eğitimbilimciler ve çocuk ve ilkgençlik edebiyatı uzmanları tarafından hazırlandığı algısına yol açan açıklamalar ve görüşler de doğru değildir.
Bakanlık, her iki 100 Temel Eser genelgesini açıklayarak okuma alışkanlığı kültürü çabalarının üzerini 100 Temel Eser sarmalıyla örtmüştür.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2007’de yaptırdığı “ Öğrencilerin Okuma Düzeyi Araştırması”na göre, her iki 100 Temel Eser genelgeleriyle amaçlanan sonuçlara ulaşılamadığı sonucu ortaya çıkmıştır.
100 TEMEL ESER Genelgeleri İptal Edilmelidir
Sonuç
Türkiye’de önce orta öğretim ( 2004 ) ardından ilköğretim ( 2005 ) öğrencilerini kapsayan 100 kitaplık 100 Temel Eser listelerinin açıklanmasından bu yana, aradan geçen 5 yıl boyunca okuma alışkanlığı kültürü düzeyinde gelişme olmadığı gibi, çocuk- kitap etkileşimi daha da olumsuz boyutlara doğru evrilmiştir.
Hiç kuşku yok ki bunun ilk temel nedeni okur yetiştiremeyen eğitim sistemidir. 100 Temel Eser uygulaması, “ okuma alışkanlığı kazandırmak”tan uzak, niteliği dışlayan, buyurgan, soyut, büyüme, gelişme ve yaş düzeylerini dikkate almayan, çocuklara ve ilkgençlik dönemindeki öğrencilere edebiyatla okuma alışkanlığı kazandırmaktan yoksun bir uygulamadır.
Bu değerlendirme çerçevesinde, çocuğun yararını ve gelişme hakkını engelleyen her iki genelgenin iptal edilerek uygulamanın durdurulması sonucuna varılmıştır.

edebiyatta temel eser mi olurmuş…