Genel Sekreterimiz Abdulbaki Değer'in 19 Mayıs Açıklaması
MEB Bakanı Ömer Dinçer’ in 19 Mayıs törenlerine ilişkin açıklaması üzerine kamuoyunda bir tartışma yaşanmaktadır. Yapılan açıklamanın lehinde ve aleyhinde konumlanışlar üzerinden yürütülen bu tartışmanın gecikmiş bir tartışma olsa da aynı zamanda bir hayatiyet ve sağlık belirtisi olarak değerlendirilmesi de mümkün olarak görülebilir. Zira anormalliğin her yeri kapladığı uzun bir süreçte normallik belirtilerinin de hem dile getirenler hem de karşı koyanlar açısından ne kadar zorlu olduğunu yaşanan tartışmalardan kestirmek mümkün gözükmektedir.
Modern devletin tahkimi sürecinde önemli işlevler yüklenilerek milli bayramlar adı altında formüle edilen ritüellerin varlık gerekçeleri arasında dillendirilebilecek pek çok gerekçe sayılabilir. Bu ritüellerin tarihsel arka planlarında yer alan motivasyonların neler olduğu, hangi koşullar da ve hangi etkilenmelerden kaynaklandıkları üzerinde de durulabilir. Ancak gelinen nokta, tarihsel toplumsal zemin ve dünyanın gelmiş olduğu nokta, 19 Mayıs törenlerine ilişkin alınan bu kararın savunucularını ve karşı koyucularını keskin bir tavır alıştan yoksun bırakmaktadır. Ulus devletin çözüldüğü söylemlerinin revaçta olduğu ve ülke içindeki devletin yeniden dönüşüm sürecinin yoğunlaştığı bir sosyo-politik ortam ve uluslar arası konjonktürde bu Özgür Eğitim Sen olarak birkaç hususu kamuoyu ile paylaşmakta sorumluluk hissediyoruz.
Cumhuriyetin ilanından beridir değişik tarihlerde uygulamaya konulan bu resmi törenlerin tahkim edilip üzerine en çok titrenildiği dönemlerin darbe dönemlerine denk gelmesi ilginç bir noktadır. Bu törenlerin uygulamaya konulmasına ilişkin oluşturulan söylemlerin, tarihsel hikayesi irdelendiğinde daha çok manipülatif işlevler gördükleri aşikardır. Oluşan cari sistemin parametrelerine dönük eleştirileri imkansız kılan bir tür kutsal kalkan işlevi görmektedir.
Bu değerlendirmeler ışığında Özgür Eğitim Sen olarak devletin bu tür törenleri öğrenciler ve okullar üzerinden zorunlu bir kutlama prosedürüne dönüştürme girişimleri asla kabul edilemez. Devlet bu tür törenlerin kutlamasını kendi tekelinde yürütmekte ısrarlı ise o zaman bunu kendi güvenlik kuvvetleri üzerinden yürütebilir. Söz konusu günleri tatil de ilan edebilir. Vatandaşlar ve öğrenciler kendi özgür iradeleri doğrultusunda planlanan programlara katılabilirler. Aksi taktirde bugünkü şekli ile törenler yandaşları ve karşıtları açısından da bir tür gereksiz uygulamalara dönüşmüşlerdir. Ancak ülkenin sosyo-politik ortamının anormalliği ve taraflar arasındaki keskinlik üzerinden yaşanan gerilim sembolik olarak törenler üzerinden yaşatılmaktadır. devletin vatandaşları ile olan ilişkisindeki çarpıklığın yansıdığı bu tür törenlerin yüklenilen hiçbir işlevi taşımadığı ancak “mış gibi” yapılarak angarya olarak varlığı sürdürülmektedir. Bu süreçte Özgür Eğitim Sen olarak MEB’in almış olduğu kararı öne sürülen kimi anlamsız gerekçelere rağmen destekliyoruz ve kutluyoruz. Ancak yukarıda belirtildiği gibi bu tür uygulamaların eğitim ortamlarından ve özellikle öğrencilerin sırtından mutlaka alınması noktasına getirilmesini de yüksek sesle talep ediyoruz. Eğitim üzerinde oluşturulan tüm vesayetin kaldırılması adına yapılan bu girişime Özgür Eğitim Sen olarak Evet ama Yetmez diyoruz.
Abdulbaki DEGER/Özgür Eğitim Sen Genel Sekreteri
- Diğer Başlıklar
- Yorumlar
- Tavsiye Et
- Yazdır
KONFERANSA DAVET
DARGEÇİT’TE ÖĞRETMENE ŞİDDET PROTESTOSU
Eğitim tartışmaları ve yaralı bilinç
EK ÖDEME ALMADAN MASADAN KALKMAK İHANETTİR!
SENDİKA YASASI ÇIKTI! STAJYERLERDE ARTIK SENDİKALI
Genel Başkanımız Yusuf Tanrıverdi Beyaz Tv Eğitim Tartışması
Ankara’da 1. Yıl Dönümünde Suriye İntifadası Selamlandı Ankara Kızılay Güvenpark’ta Suriye İntifadasına destek eylemi düzenlendi.
ÖZGÜR EĞİTİM-SEN HALEPÇE KATLİAMI YIL DÖNÜMÜNDE PANEL YAPTI
ŞEHİT İSKİLİPLİ ATIF HOCAYI RAHMETLE ANDIK
Yeni Türkiye'nin öğretmenleri
Tel : 0 (312) 229 08 22
Fax : 0(312) 229 08 23
E-mail : ozguregitimsen@gmail.com