1926’da ‘Askerlik Dersi’ydi

Milli Güvenlik dersinin kaldırılmasıyla ilgili GYK üyemiz Ufuk Coşkun’un Taraf gazetesine verdiği beyanat.
Milli Güvenlik Bilgisi, 1926’dan veri var olan bir ders. Önceleri adı “Askerlik dersi”ydi, 1979’da Milli Güvenlik oldu. Dersin, 02.02.1980 – 16888 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan amaçlarına bakıldığında eğitim üzerindeki askerî vesayetin ne kadar etkili olduğu apaçık görülüyor.
Bu dersin amaçları:
a) Türkiye Cumhuriyeti’ni her türlü koşullar altında her çeşit saldırıya karşı daima artan bir kudret ve kuvvetle korumak ve yüceltmek için Türk gençliğinin tümünde doğal olarak bulunan milli güvenlik bilincini topyekûn harbin isteklerine göre pekiştirmek.
b) Modern harbin psikolojik, politik, ekonomik ve sivil savunma konuları üzerinde her yurttaşın bilmesi ve yapması gereken görevlerle genel savunma sorunları hakkında öğrencileri aydınlatmak…
c) Silahlı Kuvvetleri tanıtmak, gençleri orduya içten gelen sevgi ve özlemle bağlamak, onları Silahlı Kuvvetler’le yapılan ana savunmanın temel bilgileri üzerinde fikren hazırlamak böylece Türk gençliğini her an ordu ve sivil savunmanın aktif organlarında görev alabilecek bir düzeye getirmek, birlik ve beraberlik ruhunu yaratmak ve vatansever bir gençlik yetiştirmektir.
Öte yandan, liselerde görev yapan subayların bir görevinin de bu dersler aracılığıyla idarecisinden öğretmenine, öğrencisinden velisine varana kadar okuldaki herkesi fişlemek olduğunu basında çıkan haberlerden bilmekteyiz.
Öğrencilere her tarafımızın iç ve dış düşmanlarla çevrili olduğunu ifade eden bilgiler aktarma amaçlı Milli Güvenlik dersi, ülkenin her an elden gideceği korkusunu gençlere aşılıyor.
Uzun zamandır, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 30’lu yılların tek parti faşizmini yansıtan uygulamalarıyla çocukların, gençlerin beyinlerinin şartlandırılması çabalarını devam ettirmemesi konusunda gayretlerimiz vardı. Otoriter eğilimli, tahammülsüz, gergin ve saldırgan bir gençlik yerine özgürlük, özgüven, farklılıklara saygı temelinde nesiller yetiştirmek için mevcut eğitim politikalarının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyorduk. Okulun her şeyiyle kışla olmaktan çıkartılması için bu dersin mutlaka kaldırılması gerekmekteydi. Bu düşüncelerimize Başbakan’dan olumlu cevap geldi. Başbakan, partisinin grup toplantısında, 1979’da Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Milli Güvenlik Dersi Yönetmeliği’nin kaldırıldığını belirtti. Bu açıklamayı, Özgür Eğitim- Sen olarak sevinçle karşıladık.
Eğitimin üzerindeki askerî vesayet durumundaki bu dersin kaldırılması önemlidir. Artık öğretmenler ve idareciler askerler tarafından fişlenmeyecek. Öğrencilere askerî baskı son bulacak. Örneğin, Elazığ Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde başörtülü 17 öğrenci, derse giren subayların baskı ve tehditleri nedeniyle sınava giremedikleri için sıfır almışlardı. Ayrıca askerlerin okullarda politika yapması da son bulmuş oldu. Bilindiği gibi bu dersin içeriğinde iç ve dış tehditler bahsinde İslamî kesim “irtica” yaftasıyla, Kürt kimliği ise “bölücülük” yaftasıyla değerlendiriliyordu.
Ancak Sayın Başbakan, Milli Güvenlik konularının, 2012-2013 öğretim yılından itibaren Vatandaşlık dersleri arasında ayrı bir müfredat olarak işleneceğini belirtti. Bu yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Milli Güvenlik dersinin tamamen gerektiğini yeniden hatırlatıyoruz. Derse üniformalı giren subaylar kadar bu dersin içeriği de sorgulanmalıdır. Bu dersin amacı, “asker millet” anlayışının lise çağı gençliğine empoze edilmesinden başka bir şey değildir.
“Andımız da kaldırılmalı”
Artık Türkiye, eğitim sistemini tümden reforme etmek durumundadır. Eğitim kesinlikle demokrasi sorunuyla birlikte ele alınmalıdır. Öğrencilerin bürokrasiye, resmi ideolojiye itaat etmeleri değil demokrasiye ve özgürlüğe değer vermeleri sağlanmalıdır. Eğitim sisteminin reforme edilmesi ve demokratik dünyaya uygun hale getirilmesi için atılması gereken daha çok adım vardır. Milli Güvenlik derslerinden sonra 1930’lu yılların anlayışını temsil eden “andımız” adlı yemin metninin de kaldırılması gerekmektedir.
Artık gelinen noktada çok yönlü ve kültürlü eğitim politikaları devreye sokulmalıdır. Farklı etnik unsurlar, mezhepler, ırklar ve görüşler karşısında duyulan tedirginlik, özgürlükçü, çok yönlü ve kültürlü bir eğitim sisteminin daha henüz devreye sokulmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bütün azınlıkları, etnik alt kimlikleri içine alan, onları eritmeyen, insanı her daim diri tutan, canlı, çok kültürlü, pratik hayatta bir karşılığı olan, sanatçı, usta ve bilimadamı yetiştiren özgürlükçü bir eğitim sisteminin devreye sokulması artık elzemdir.
Paylaş    
Necatibey Caddesi No: 74/14 Kızılay/ANKARA
Tel : 0 (312) 229 08 22
Fax : 0(312) 229 08 23
E-mail : ozguregitimsen@gmail.com